Bir Giresunlunun Günlüğü

Kısıtlamasız cumartesinin kısıtlamalı saatlerinden selamlar sevgili okuyucu kankalarım!

Tüm günü bağa gel, bostana gel edasıyla geçirdiğimize göre, sizlerle buluşmayı kendime borç bilirim. Laf aramızda bizim bağ, bostan fındıklık oluyor 🙂 Bakınız burası Giresun. Taşla, toprakla, bahçede dilediğimizce gönül eğlendirdik, güzel bir cumartesiydi. Şimdii sizleri çiçek görünümlü, biz Giresunluların yediği otla tanıştıracağım! Hemşerim kankalarım yanlışım varsa affola, zira bu kız Trabzon’da doğup, büyüdü bu detayı unutmayalım, memleketimin yeşilleriyle bende yeni yeni tanışıyorum 🙂

Giresunlu olmanın altın kuralıyla başlıyorum o zaman! Tarlada, bahçede gerek kendiliğinden biten, gerek kendin ektiğin, diktiğin tüm yeşillikler ot, çiçek yenir vesselam. Gelgelelim bugün benim bir elimde kazma, bir elimde poşetle söktüğüm ”Sakarca” Eminim bu ismi ilk kez duyuyorsunuz, hatttaaa sizlerin bahçede görünce aaa çiçek diyeceği bitkiyi, biz söküp, haşlayıp (canını çıkarıp), ekmekle kızartıp yiyoruz. Amaa nassılll güzellll! E hadi madem bir görüverin bizim şu yeşilgillerden Sakarcayı.

İşte tam burda gördüğünüz gibi, beyaz, hoş bir çiçek gibi görünüyor. Topraktan ayırıp, söktüğünüzde ise bu şekilde bir kökü var.
Aslında yeme kısmıyla çok ilgilenmiyorum doğrusu, toprakla haşır neşir olmak, tüm haftanın stresini alıp götürüyor. İhtiyaç, bir fındık bahçesi, sizde yoksa komşunun bahçesi de olur valla 🙂 Bir adet kazma, kazma yoksa çubuk iş görür, bu beyaz naif çiçekleri kovalayacaksınız, hele aynı yerde birden fazla çiçek varsa onun kökü o kadar büyük oluyor ki, temizlerken büyükler daha kolaylık oluyor benden tavsiye. Eee günü güzel geçirip, sakarcalar söküldüyse, bize eve gelip temizleyip, yemesi kalıyor. Neyse biz söktük, yedik, içtik, gözden düşmeden kaçalım derim. 🙂 

Gün güzel,  güneş güzel, gönderen güzel, şükreden de bizler olalım. Sizleri muhabbetin kucağına bırakıyorum… 

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]